![]() |
|
Spaces home ••••รเz๏Ŧгєภ кєlє๒єк••••...PhotosProfileFriends | ![]() |
|
7/29/2006 Bİ HOŞGELDİM YAZISI..YADA KAHROLSUN SİYONİZM..!!!
Öncelikle uzun zamandır ortalıklarda olmayışımın,sayfamı pek güncellemeyişimin sebebini belirtmek isterim..Gerçi yakın arkadaşlarım ve sürekli irtibat halinde olduğum ziyaretçilerim biliyo ama..işte bilmeyenlerde bilsin gibisinden...Öhömm..Efenimben azıcık evlenip barklandım üzerinize afiyet :)) Ondan kelli bööle yani...iştenikah öncesi yoğunluğu,nikah sonrası tatil için "Paris-Roma-Miami-Londra Vs." Gezisine Çıkmam Nedeniyle :))))) Öhöm...Kroyum emmeaağğ para bende efenim,tabiiki de gezecem tabiiki de tozacam :))) yok yok şaka...sadece japonyaya gittik okadar ehiehi :))) öhöm neyse..öle işte mutluyum mesutum,tanrı herkese kısmet etsin efenim der bu bahsi burda kaparım..bakınız nasılda kapıyorum : KAPAN..! :)
Asıl yazmakta ki amacım yine ööle güncellensin sayfam yok evlendim de cümle alem duysun şeysinden diil elbet...kaç zamandır içim içimi yiyo bişi ler yaziim,bi nefretimi kusiim diyorum da,kısmet olmadı...e geçen günki hadiseyle iyice tavan yapınca bu çirkin savaş,aha dedim şizoff yazmak lazım...fırsatını da bulmuşkene yazmaya başladım..
Biliyosunuz yaklaşık 3 hafta olmak üzere...İsrail denen azgın terörist köpek,önce Filistin de yeni bir katliama girişti,ardında bir mazeret uydurup Lübnan'a saldırdı..Hala da bu çirkin saldırısını sürdürmekte..Tabii ki bu aşşağalık terörist köpek bu fütursuz saldırılarını kime güvenerek yapıyor!? Tabii ki bir ırkı dahi olmayan insanlardan oluşmuş tarihin en kan emici aşşağalık emperyalist piçi amerika ya güvenerek...yoksa bu siyonist köpeklerin ne kadar korkak piçler olduğunu bilmeyen yok...Hani şu coca cola'nın üreticisi olan ülke..!
Dünya "Noolluyo Lan Orda" diye ayağa kalkınca Lübnan ve Filistin Saldırıların da,ilk osurup ipe dizen ülke yine bu aşşağalık amerika olmuştu " Hizbullah haksız..İsrail Kendisini müdafa ediyor..Hizbullahı kınıyoruz" diyerek..Tabii bu açıklamadn sonra o nooluyo diyenler de sesini kesti oturdu yerine...Ve daha ilginci şuki,o sıralarda G(ay)-8 toplantısı vardı rusya da...amerikalılar bu açıklamayı yapınca onun bir diğer köpekleri olan suudi arabistan,birleşik arap emirlikleri,mısır felan da hizbullahı kınadılardı.!!! burdan tek bi kelam etmek istiyorum ALLAH SİZİN BELANIZI VERSİN EMİ SOYSUZ KÖPEKLER..!!! İnanın yazıya başlarken gayet sakin sakin yazmaya gayret edecektim...Lakin olayları burda tekrar hatırladıkça sinirlerime engel olamıyorum...Saldırıların ilk haftasıydı,CNN Türk denilen Siyonist yandaşı Tv de İsrail dışişleri bakanı çıktı canlı bağlantıya..Spikere sorması için verilen sorular hep İsrailin aslında ne kadar masum olduğuna inanmamızı sağlayacak sorulardı..hani az bişi daha saf olsam,"lan hakkaten bu adamlara yazık lan..vay ipne hizbullahçılar,meyerse adamlara bunlar dillik vermiyolarmış" felan diicektim..o derece.. günden sonra CNN izlemiyorum.Son soru şöyleydi,bakın siz verin kararınızı :
-Sayın Dışişleri Bakanı Olan Adi Köpek(bööle demedi tabii...deseydi negzel olurdu ya..) tv lerde ölen çocukları,evlerini terkeden insanları gördüğünüz de üzülüyormusunuz !?
- Tabii ki..Kim böyle bir görüntüden hoşlanır..Kim savaşı sevebilir ki.. Orda ki insanların acılarını paylaşıyoruzz..Ben yine tekrar ediyorum,biz savaş istemiyoruz..Sadece Kendimizi Savunuyoruz..Bugün istesinler savaşı bırakırız,biz savaş istemiyoruz..!!!!!!
Savaş istemeyen köpekler geçtiğimiz gün tüm barış çağrılarını reddedip,üstüne üstlük BM binalarını da "Defolun Burdan,Bizi Lübnanla Başbaşa Bırakın,Karışmayın İşimize" dercesine vurdu tam 16 defa...Ve o BM (ki bosna hersekte koruma altına aldıkları bölgede sırplar katliam yapmış tı hatırlarsınız..hollandalı askerler..hatırlayın hatırlayın..) kınama metni bile yayınlayamadı verdiği 4 cesete rağmen..Bunlardan ancak birleşmiş Leş' ler olarak bahdesebiliriz artık...BM miş..Kıçımın BM si..! Birde O Röportajda Kadın spiker sordu :
- Efenim Sivilleri hedef aldığınız söyleniyor..buna ne diyorsunuz..!?
- Yok efenim olurmu öyle şey..biz kesinlikle sivilleri hedef almıyoruz,sadece bir defa yanlışlıkla(!) siviller vuruldu,onun dışında kesinlikle böyle birşey söz konusu değil...o vurduğumuz ve medyaya yansıyan görüntüler hizbullah militanlarının görüntüleridir...!!!
Şimdi sizi israilin vurduğu yaşları 1 ila 12 arasında değişen CANİ HİZBULLAH MİLİTANLARI(!!!) nın görüntüleri ile başbaşa bırakıyorum...
BU SAVAŞTA PARMAĞI,ÇIKARI OLAN VE BU SEBEPLE SESİNİ ÇIKARMAYAN,ELİNİ KALDIRMAYAN TÜM İNSANLAR..TÜM ÜLKELER..ALLAH TOPUNUZUN BELASINI VERSİN...!
(İsrailin Kontrol Listesi) Köprüler Ekonomi Enerji Kaynakları Hava Alanları Çocuklar Daha Çok Çocuk Okullar... Daha Hizbullaha Sıra Gelmedi..!!!
6/5/2006 Şimdi Sen....
Su kadar özel, su kadar faydalı ve su kadar çok...
Tükenmez...
İnanıyorum ki, gerçekten de öylesin. Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak, dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani; seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın...
Unutma! Daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin... Gürültünün parçası olursun sadece.
Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü; su nasılsa burada, lüzum yok ki suyu kana kana içmeye diye düşünürler... Aynen, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi!
Ormandaki hiç bir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden su içmeye çalışmadı şimdiye kadar. Hepsi, hep sabahın en sakin anını bekledi suyun durgun yerlerini bulabilmek için, gittiler ve sakin sakin ihtiyaçlarını giderdiler. Onlar için en uygun olan ve kendi istedikleri zamanda...
Sen, hep bir su olduğunu düşün. Su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez...
Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün. Ama su gibi yaşatıcı ol, su gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil!..
Sen bir su ol... Ama rahmet ol, afet değil! Su isen tarlalarını basma insanların, yuvalarını yıkma, ocaklarını söndürme, sana felaket denmesin!
Su isen bir bardağa sığabil ki; damarlara giresin!..
Su, yüce Allahın insanlar için yarattığı en büyük nimetlerden biri... Suya benzediğini unutma! Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi faydalı, su gibi lüzumlu ve su gibi bitmez, tükenmez olduğunu da unutma.
Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su gibi de kiyametler koparıcı olabileceğini unutma...
Unutma; senin işin rahmet olmak, afet değil !
Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayılabileceğin küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene.
Ve yaşayabilirsin dünya dönmesine devam ettiği müddetçe...
Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen, korkulan ve kaçılan olursun; seller, afetler gibi...
Tercih elindeydi hep ve hep de senin ellerinde olacak...
Ya tutmayı öğreneceksin dilini veya hiç durmadan konuştuğun için, sadece bomboş ve anlamsız sesler çıkartan birisi olduğunu zannettireceksin çevrendeki insanlara!
Ama yapman gereken şu, değil mi? Düşüneceksin ne zaman ne söyleyeceğini. Düşüneceksin kimin dinleyip dinlemediğini, kimin anlayıp anlamadığını. Düşüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini...
Hatta anlayanların anladıklarının da senin anlattıklarının ne kadarı olduğunu düşüneceksin...
Ve konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek, en az ama en uygun kelimeleri seçmeye çalışacaksın...
Ahmak olmayan yolcuların, önceden aldıkları biletleri ceplerinde olduğu halde, saatlerini kontrol ederek, vakit yaklaştığında, vapurun kalkacağı iskelede hazır olmaları gibi, sen de fikrini bildireceğin kişinin kıyıya yanaşmasını bekleyeceksin!..
Demeyeceksinki, ben canım isteyince giderim iskeleye, vapur da o saniyede gelmek zorunda!..
Demeyeceksin ki, aklıma geleni aklıma geldiği biçimde söylerim. Karşımdaki de değil duymak, değil dinlemek, anlattığımdan bile fazlasını anlamak zorunda!..
Keşke öyle olsaydı. Keşke haklı olsaydın, ama maalesef değil...
Ağzını açıp şelaleden dökülen suyu içmeye çalışan bir tavşan gördün mü hiç ?..
Veya önüne çıkan ağaçları dahi sürükleyen bir selden susuzluk gidermeye uğraşan bir ceylan gördün mü ?
Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasını bekler, beyni olan her yaratık gibi!
Hadi... Sen şimdi su olduğunu düşün, ve kendini su gibi hisset...
Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı...
Su gibi hayat kaynağı ve su gibi bitmez, tükenmez olduğunu hatırla...
Ama yine su gibi bir küçük bardağın içine sığdır ki kendini; girebilmeyi öğren insanların damarlarına...
5/11/2006 Hüzne Doğan Kır Çiçeği : FİLİSTİN
İsrailli Çocuk: Babam dedi ki; Siz Arablar şeytansınız, teröristsiniz,
...Filistin bir hapishane. İnanın hapishane. Kelimenin gerçek anlamıyla. İçinda milyonlarca insanın yaşadığı, gerçek bir hapishane. 4/27/2006 ANATHEMA KONSERİ...YER İZMİR..HOBAAAAAA :))))(Önemli Not : Host Olarak Kullandığım FILELODGE'da Sözde Kısa Süreli Olarak Duyurulan Bakım Çalışmaları Nedeniyle Sayfamdaki Bazı Resimleri Görüntüleyemeyebilirsiniz,Bu Aksaklıktan Dolayı Hepinizin Huzurunda Afbuyrun: "Allah Belanızı Versin Filelodge" Demek İstiyorum...Ööle Yani Yapcak Bişii Yok!
Yıl 1996...Metal Müziği Daha Yeni Keşfetmişim..Yaş 17..İlk Dinlediğim Grup MANOWAR ve 'Kings Of Metal' Albümleri...Ve Tamamen Tesadüf Eseri Elime Geçti..Zira Çevremde Hiç Ama Hiç Bu Tarz Müzik Dinleyen Birileri Yoktu,Bu Albümü Bana Getiren Arkadaşımda Abisinden Araklayarak Getirmişti...Çok Sert Bir Rock Grubuymuş Demişti Hiç Unutmam..İçinden Dünyanın En Büyük Heavy Metal Grubu Çıktı Ama!Benim Yaşamımı Tamamen Değiştiren Şey İşte O Albümdeydi...O Tesadüf İçin Tanrıya Şükrediyorum..!!!Neyse,Konumuz MANOWAR veya Benim Metal Müziği Nasıl Dinlemeye Başladığımın Tarihçesi Değil.İşte Bu Aynı Yıl İçinde Bir Grup Daha Tanıdım,Adı ANATHEMA'ydı...Ve Benim İçin (Ve Sanırım Tüm 'Gerçek' Fanlarının da Kabul Ettiği Gibi) En Müthiş Albümleri Ve Hatta Bugüne Kadar Yapılmış En Etkileyici Doom Metal Albümü Olan "The Silent Enigma" Albümüyle Tanıştım Onlarla.Ve Doom Metal Benim İçin Bu Müziğin Türevleri İçerisinde ki İlk Tercihim Oldu..ANATHEMA Sayesinde...Neyse..Tabii ki Adamların İlk Albümlerine,Demo Kayıtlarına Kadar Edindik...Bu Tarz Daha Biraz Özeldir Benim İçin Heavy Metal Müzik İçerisinde,İlk Dinlediğim Günden Beri Bi Ayrı Sevmişimdir Doom Metal'i,Bilenler Bilir...Diğer Grupları Saymıyorum Tabi,Zira Yazım Onlarla İlgili Değil,Dediğim Gibi Bir Tarihçe de Değil..Sadece ANATHEMA'mla İlgili Azcık Bişiiler Karalayayım Dedim Okadar...Neyse Efendim,Benim İçin Çok Ama Çok Özel Bir Gruptur ANATHEMA.Yeni Jenerasyon 'Judgement' Albümünden Sonrasını Genelde Bilir Ve Takip Eder..Sever..Ama Aslında 'Judgement' ANATHEMA'nın Çöküşünün Sinyallerinin Geldiği Albümdür Tabii Biz Eski Fanları İçin,Maalesef...Ama,İşte..Ne Yaparlarsa Yapsınlar,Onlar Bizim ANATHEMA'mız Ve İçimizde ki Umudu Yitirmiyoruz.Birgün Kimbilir Yine Eskiye Dönerler,Yine Bir 'Silent Enigma' Bir 'Alternative 4' Bir 'Eternity' Tadında Albümler Çıkarırlar...Gerçi Vinyy Keçi Gibi İnatçı Ve ' Eskiye Dönmeyeceğiz' Diyo Ama,E Bi Umuttur Yaşatan İnsanı En Azından...Biz Sabırsızlıkla Büyük Bir Merakla Bekliyoruz Hala...Neyse Fazla Uzatmayayım,Şuan Sound Olarak Epey Bi Değişim Gösterselerde Onlar Hala Bizim O Yollarını Gözlediğimiz ANATHEMA'mız... 2004'te Gelmişlerdi İzmir'e Ve Ben Yine Ordaydım..O İlk Buluşmamızdı Zira İstanbuldaki Konserlere Gidememiştim.8 Yıllık Bir Aşk'ın İlk Buluşmasındaki Hislerimi Anlatamam..O Kadar Heyecanlıydım ki,Korktum Neredeyse Konsere Giremeyecektim,Sanki Gerçek Değil Gibiydi...Hayatımın En Anlamlı Günlerinden Biriydi,En Özel Günlerinden...Onlar Sahnedeydi Ve Benim Tam 2 metre Önümde...Bu Nasıl Bir Hayal di !?!? Bu Gerçek Olamazdı..!Anlatılacak Gibi Değil..Neyse Daha Fazla Zorlamayayım...İşte Yine İzmirdeler,Bu Sefer Kemancı'da Çıkacaklar Ve Bilet Sayısı Sınırlı...Çok Büyük Bir Aksilik Olmazsa Orada Olacağım Nazım Hayvanı Ve Serçe İnsanıyla:)) Hadi Bakalım..Rastgele...Aaa Unutmadan,Biletler Konser Gününe Kadar 25.ytl,Konser Günü Ve Kapıda İse 30.ytl...Aklında Bulunsun Gelmeyi Düşünenlerin..! İşte ANATHEMA'nın En Sağlam Şarkılarından Birinide Ahada Sizler İçin Upload Ettim,Dinlemek İsterseniz Ahada Aşaadaki Kımıl Kımıl Olan Yere Sağ Tıklayıp "Hedefi Farklı Kaydet" i Seçin..İndirin Dinleyin...Müziğin Sesini Biraz Daha Açın..Bunalımdaysanız Dinlemeyin Ama,İyi Gelmez Bu..! Eywallah..! 4/21/2006 HER FIRSATTA EZİLDİKLERİ VURGULANAN SİYONİST YAHUDİLERİN GERÇEK YÜZLERİ..!__________________________ + 18 _____________________
Yıllarca Onların Aslında Ne Kadar da Acıklı Bir Hikayeleri Olduğunu İzledik,Ne Kadar Ezildiklerini,Ne Kadar Çile Çektiklerini İzledik...Ne Kadar Masumdular Salaklaştırılmış Zihinlerimizde!!! Schindlerin Listesinde,Piyanistte,Hayat Güzeldir de...Vs..Vs..Tonla Hollywood Yapımı Acıklı Dramatik Filmlerde...Eee Ezilmişlerdi Ya,Acıncak Haldeydiler Ya..Eh Acıdık Bizde...Tüm Dünyayada Yutturdular Bütün Bunları,Ne Zaman Dünya Üzerinde Anti-Semitist Hareketlenme Olsa Derhal Isıtılıp Isıtılıp Yayınlandı Nazi Soykırımı Safsataları,Medya Beynimizi Kemirdi..Tarih Dediler,Kıl Dediler Tüy Dediler Felan...Aşağıda ki Tabloya Bakıp Düşünün Bi Önce..Ya Sizce Cvp Nedir !?
Evet Bize Nazi'ler Barbar dır Diye Öğretildi Hep,Belki Bazılarınız Hala Böyle Düşünüyor Olabilir...Amaaa...!!! İşte Gerçekler Hiçte Öyle Değil...Evet Naziler Barbar Olabilir Ama Bu Yahudileri/Siyonistleri Masum Yapmıyor Maalesef...Kaldı ki Yahudi Soykırımı Diye İdda Edilen Eylem,Bir Çok Tarih-Bilimciyi Karşı Karşıya Getirmiştir Hep...Çoğu Bu Soykırım İddasının Gerçek Olmadığını Ve Yahudiler Tarafından Abartılarak Dünya Kamuoyuna Yansıtıldığına İnanmaktadır..Neyse,Konumuzda Bu Değil Zaten...Burda Bizbize,Birlikte Bişeye Karar Vereceğiz...Sorumuz Hemen Yukarda ki Resimde Yazılı.Hangisi Sizce...!? Amerikan Demokrasisi İle İlgili Resimleri Gördünüzmü Bilmiyorum,Eğer Gördüyseniz Emin Olun Burada Göreceğiniz Resimlerin İçeriği Çok Daha Ağır...Birçoklarınızın Midesi Bunu Kaldırmayacaktır Biliyorum...Ama Gerçekleri Görmelisiniz,Herkes Görmeli,Tüm Dünya Görmeli..!Şimdi Daha da Fazla Uzatmadan Resimlere Geçelim..Resimleri Gördükten Sonra Tekrar Bir Düşünün Yahudi Soykırımı İle İlgili Yapılmış Tüm Filmleri,O Hüzünlü,Dramatik Sahneleri..O Mazlum(!) İnsanları...Bir Düşünün Tekrar,Hangisi Daha Barbarmış,Hangisi Daha Aşşağalık,Hangisi Daha Pislikmiş...!? Yorum Sizin...! Slaytta da Dediği Gibi,Bu Konuyu İstediğiniz Gibi Sayfalarınızda Yayınlayabilirsiniz,Maillerinizle Yollayabilirsiniz...Ne Kadar İnsana Ulaşabilirse,O Kadar İyi... Eywallah...!
Not : Sayfadan Çıkmak İstemiyorsanız,Lütfen Kuru Kafaya Sağ Tıklayıp "Hedefi Farklı Kaydet" Seçeneğini Seçiniz.Tüm Dosyalarım Virüs Taramasından Geçmektedir,Güvenlidir. 3/28/2006 TÜM HAİNLER BİLSİN Kİ;BU ÜLKE BİZİMDİR VE BİZİM KALACAK..!
...BÖLMEYE ÇALIŞAN KADAR,BÖLÜNENLERDE UTANSIN... 3/18/2006 Epiktetos'tan...
"Bir tanrı taşıyorsun kendinle birlikte oraya-buraya da,bunu bilmiyorsun,sen ey Kutsuz! Sanıyor musun öyle dışındaki bir gümüşten ya da altından tanrıdan sözediyorum? Sen kendi içinde sahipsin ona da,farkına varmıyorsun bunun;onu,temiz olmayan düşüncelerle,ya da,kirli eylemlerle lekelediğin zaman. Bir tanrı tasvirinin yanında bulunsaydın,o yaptıklarını yapmayı göze alamazdın. Halbu ki,tanrının kendisi senin içinde bulunduğu,herşeyi gördüğü ve işittiği halde,utanmıyor musun kendinden,kötü birşey düşünmekten ya da yapmaktan?" ¨{Epiktetos,II,8-Schmidt}¨
3/1/2006 SEN VE DEMOKRASİN YERİN DİBİNE BATSIN..!
UYARI : + 16 AZ SONRA İNDİRECEĞİNİZ SLAYT'TA GÖRECEĞİNİZ RESİMLER CANINIZI SIKABİLİR.BİLHASSA BU RESİMLERİ İLK DEFA GÖRENLER İÇİN SÖYLÜYORUM.RESİMLERİ BURADA YAYINLAMAKTAN HAYA DUYDUM,İNSANLIĞIMDAN UTANDIM!SİZLER DE İLGİLİ SLAYTI İZLEDİKTEN SONRA BİRAZ DAHA NET ANLAYACAKSINIZ AMERİKAN ve SİYONİST YANDAŞLARININ DÜNYAYA ARMAĞAN ETTİKLERİ DEMOKRASİ(!)Yİ!GİTTİKLERİ HERYERE DEMOKRASİ(!),BARIŞ(!) VE HUZUR(!) GÖTÜRMEYİ KENDİLERİNE ŞİAR EDİNMİŞ BU ASİL(!!!!!!!!!!!) İNSAN(!!!!)LARIN BU TÜYLER ÜRPERTİCİ GÖRÜNTÜLERİNİ İZLEDİKTEN SONRA KENDİLERİNE ÇOK ÇOK DUA(!) EDECEĞİNİZE EMİNİM.AMA DUA'LARINIZ YETERLİ DEĞİL,ANLAYIN ARTIK EY HALKIM,EY İNSANLIK!ALDIĞINIZ HER AMERİKAN VE SİYONİST DEVLETE AİT ÜRÜN,İŞTE BU GÖRÜNTÜLERİN YAŞANMASINA FİNANSMAN SAĞLAMAKTA!NAMUSU İÇİN GÖZÜNÜ KIRPMADAN ÖLÜME KOŞAN BİR MİLLET İÇİN BU KADARMI ZOR COCA COLA İÇMEYİ TERKETMEK,MC DONALDS'TA YEMEK YEMEMEK,NESTLE ÜRÜNLERİYLE AĞZINI TADLANDIRMAMAK,AVON ÜRÜNLERİYLE GÜZELLEŞMEKTEN KAÇINMAK...VS..VS MARKALAR DAHA...BU KADAR MI ZOR ALDIĞINIZ MALIN KİME AİT OLDUĞUNU ARAŞTIRMAK!EĞER "YOK ABİ KİM UĞRAŞACAK!?" DİYENLERDENSENİZ,SİZE DAHA ÇOK TAVSİYE EDİYORUM BU RESİMLERE BAKMAYI..!BUGÜN AĞZINA HAMBURGER SOKAN ADAMIN,ELİNE İLK FIRSAT GEÇTİĞİ AN AĞZINA NE SOKMAK İSTEDİĞİNİ KENDİ GÖZLERİNİZLE GÖRÜN!BU RESİMLERİ GÖRÜPTE DONUP KALMAYAN,İNSANLIĞINDAN UTANMAYANIN İNSANLIĞINDAN ŞÜPHE EDERİM...!!! Eywallah..! Teşekkür : Bu Resimleri Bana Ulaştıran Sevgili Kardeşim Mahmut ALPİ'ye Teşekkür Ediyorum... 2/22/2006 AMERİKAN ASKERİ ÜSLERİ TÜRKİYE'Yİ KUŞATTI..!
Amerika İran'a çullanmak üzere hazırlıklarını sürdürürken, kurduğu yeni üslerle dünyanın en stratejik konumuna sahip olan ülkemizi de tam anlamıyla kuşatma altına aldı.
Dünya Gündemi gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkaya, Ukrayna ve Gürcistan’da CIA organizasyonlu darbeler yapıldığını, ABD’nin Ermenistan’la zaten yakın diyalog içinde olduğunu, Irak’ı işgal ettiğini, Kıbrıs Rum kesimiyle Yunanistan’ı üs olarak kullandığını ve son zamanlarda da Bulgaristan ve Romanya ile üs anlaşması yaptığını belirterek, “Türkiye Amerika tarafından çembere alınmıştır” dedi. İran’a saldırıya müsaade etmemeliyiz
ABD ve İsrail’in Türkiye’ye “Ya benim yanımda yer al, ya da İran’ın” dediğini söyleyen Özkaya, “Karar noktasındaki bazı isimler olaya Atatürkçülük açısından bakıp, karşı tarafı molla görür, onay verebilir. Bu da Türkiye’nin zararına olur” şeklinde konuştu. Özkaya, “Türkiye tarihi ve misyonu gereği Amerika’nın ve İsrail’in İran’a saldırmasına müsaade edemez. Sonucu ne olursa olsun, bunu reddetmelidir” dedi. Yeni Asya gazetesinden Hasan Hüseyin Kemal'in sorularını yanıtlayan Özkaya'ya göre; "Hedefteki ülke Türkiye" Son haftalarda Amerika’nın Irak’tan çekilmek zorunda kalacağı konuşulurken, bir taraftan’da İsrail’in İran’ı vuracağı haberleri yayılıyor. CIA başkanı, İsrail Genelkurmay Başkanı Türkiye’ye gelirken, önümüzdeki dönem Genelkurmay Başkanı olması muhtemel Yaşar Büyükanıt Amerika’ya gidiyor, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert’te gizlice gittiği İsrail’de üç gün kalıyor. Kendisiyle sohbet ettiğimiz Ömer Özkaya Genel Yayın Yönetmeni olduğu Dünya Gündemi Gazetesi’nde bu konuları işleyen bir isim. Röportaj’da İsrail-İran ilişkisi üzerinde duracaktık, ancak öyle anlaşılıyor ki, Türkiye dünyanın kilit noktasında olması hasebiyle, neredeyse bütün denklemlerin içine giriyor. Özkaya’nın aktardıklarına göre, Amerika ve İsrail’in ortadoğuyu işgal etmesinin yolu Türkiye’yi işgal etmekten geçiyor. Ve Türkiye yavaş yavaş çember içine alınıyor... Öyle anlaşılıyor ki Ortadoğu Bölgesinin bağımsız, güçlü ve onurlu bir Türkiye’ye ihtiyacı var.
İsrail’in İran’ı vuracağı söyleniyor. İran, Mart ayında uranyumu zenginleştirmeye başlayacak. Bu da İran’ın nükleer silâha sahip olması demektir ki, bu durum İsrail için dönülmez bir yoldur. İsrail, bugünkü sınırlar içinde kalmak istemiyor. Yeni işgallerde Hiroşima’dakine benzer şekilde nükleer silâh kullanmak istiyor. İran’ın veya başka bir Müslüman ülkenin nükleer silâha sahip olması misillemeyi gündeme getirir ki, bu da İsrail’in planlarını baltalar. Pakistan Devlet Başkanı Müşerref’i kimlerin desteklediği çok önemlidir. Şu anda Hint Okyanusu’nda, Amerikan gemisi içersinde, İsrailli ve Amerikalı yaklaşık bin kişilik özel bir birlik göreve hazır bir şekilde bekliyorlar.. Görevleri nedir? İslâmcılar, Pakistan’da Müşerref’i devirirlerse, nükleer tesisleri ele geçirebilirler. Hint Okyanusu’ndaki özel birlik, böyle bir durumda, nükleer tesisler İslâmcıların eline geçmeden kullanılmaz hale getirmek için bekliyorlar. Peki Türkiye İsrail’in saldırı planının neresinde? Türkiye de İran gibi, İsrail’in “Büyük İsrail” hedefinin önünde büyük bir engeldir. Çünkü kurulmak istenen Büyük İsrail’in sınırları içerisinde güneydoğu bölgemizde yer alıyor. 11 Eylül’den sonra Amerika, bir bahaneyle Afganistan’a girdi. Daha sonra Irak’a yerleşti. Şimdi İran ve Suriye’yi istiyor. Türkiye şunu bilmeli ki, Amerika’nın, İran ve Suriye’den sonraki hedefi kendisidir. Türkiye, Amerika tehlikesini ergeç anlayacak ve algılayacaktır. Peki TC stratejistleri, etkili ve yetkilileri bu tehlikeyi algılayamıyor mu? Türkiye çok kolay oltaya geliyor. 1999 yılında Öcalan yakalanıp bize teslim edildiğinde, davul zurna çaldık. Oysa Ankara bilmiyordu ki, Öcalan yakalanmasaydı, Irak’ın işgali zorlaşacaktı. Yani Amerika Öcalan’ı yakalamakla Irak’ı işgalinin önündeki bir pürüzü temizledi... Bir programda Mahir Kaynak’a “Öcalan’ı bıraksak ne olur?” demiştim, o da “Ortalık toz duman olur” demişti. Çünkü Öcalan “kendince haklı” dâvâsı yolunda dağlarda tepelerde yaşamış biri. Amerika, yat deyince yatan, kalk deyince kalkan Talabani ve Barzani’ye kafa tutacak birisi. Yani bölgeyi karıştıracak bir isim. Söz buraya gelmişken, Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulduğu söyleniyor. Son durum nedir? Kasım ayında Kuzey Irak’ta Amerikalı, İsrail’li ve Türk bazı askerî yetkililer toplantı yaptılar. Türkiye’yi tanıyan kukla bir Kürt devleti kurulmasına karar verildi. Şunda, kukla Kürt devletinin etrafı çevrilmiş durumda. Amerika’nın Suriye’ye baskı yapıp, parçalamak istemesinin sebebi, kukla Kürt devletine deniz çıkışı sağlamak ve uluslar arası bir nefes borusu oluşturmak. Bunun alternatifi de Türkiye’yi bir takım vaadlerle kandırıp, kukla Kürt devletine yardımcı olmasını sağlamak. İsrail’in, İran’a saldıracağı söylemlerine dönersek, İsrail bunu nasıl yapabilir? İsrail’in İran’a saldırması için üç tane güzergâh var. Birincisi, Suudi Arabistan topraklarını kullanması ki, Amerika’ya mesafeli duran yeni Kral’ın buna müsaade etmesi mümkün değil. (Şu anda Amerikan bankalarında binlerce Suud’un paralarına el konulmuş durumda). İkinci yol; Irak üzeri ki Yahudi devletinin Irak üzerinden Müslüman bir devleti vurması anlamına geliyor. Bu da Irak’ta cemaatlerin bütünleşmesini tetikleyecek bir durum. Bu da çıkmaz bir yol. Son seçenek Türkiye. Son günlerde uzunca konuşulan CIA ve MİT zirvesinin arka planında, İsrail’in İran’a saldırması için Türkiye’den hava koridoru istemesi var. Geçen günlerde, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert’in gizlice gittiği İsrail’de üç gün kalması, bir şeylerin göstergesi olsa gerek... Bu biraz abartı değil mi? Seçimler öncesi muhafazakâr bir hükümet, yani AKP bunu yapar mı? Siz buna bakmayın. Türkiye ile İsrail arasında askerî anlaşmayı, İslâmî kimliği ağır basan Necmettin Erbakan imzalamıştır. Türkiye’ye gösterilen oltanın ucunda iki tane yem var. Bunlardan birincisi, “Kürdistan meselesini senin istediğin gibi çözelim.” İkincisi, “Kuzey Irak’taki PKK’lıları temizleyelim.” Amerika pazarlık gücünü arttırmak için, son üç aydır bölgedeki PKK varlığını çok güçlü göstermek istiyor. Hatta PKK adına yapılan eylemlerin arkasında başka güçlerin olduğunu düşünüyorum.
Uzun zamandır PKK ile mücadele eden Türkiye Cumhuriyeti, PKK’nın gücünün ne olduğunu bilmeyecek kadar aciz mi ki, Amerika’nın istihbaratına inanacak? Haklısınız. Olması gereken bu. Amerika Irak’a kitle imha silâhı yalanıyla girdi, Vietnam körfezi olayının yalan olduğu ortaya çıktı, 11 Eylül olayları hâlâ karanlık... Bunlar olurken, hangi devlet başkanı çıkıp, “Ey Amerikan yönetimi bundan sonra ben senin hangi sözüne inanayım” diyebildi. Ne yazık ki, güçlü devletler zayıf devletleri rahatça kullanıyorlar. Amerika okyanusun ötesinden gelip, komşumuzu üçe ayırıyor, bunları analiz eden Ankara neden engel olmuyor, ya da olamıyor... Diyelim ki, Türkiy,e, İsrail’in saldırmasına izin verdi? O zaman Türkiye için daha kötü bir tablo ortaya çıkmaz mı? Türkiye, tarihî ve misyonu gereği Amerika’nın ve İsrail’in İran’a saldırmasına müsaade edemez. Sonucu ne olursa olsun, bunu reddetmelidir. Türkiye komşusunu işgal etmek isteyen çapulcularla birlikte olup, İranlı kızların ırzına geçilmesine ortak olacak mı, olmayacak mı? Bence olmayacak. Eğer olursa bu Türkiye’nin sonu olur... Amerika ve İsrail, Türkiye’ye “Ya benim yanımda yer al, ya da İran’ın” diyor. Benim çekincem, karar noktasındaki bazı isimler olaya Atatürkçülük açısından bakıp, karşı tarafı molla görür, onay verebilir. Bu da Türkiye’nin zararına olur. Çünkü İran’dan sonra asıl hedef Türkiye... Amerika gazoz kapağı açar gibi, tırnakları teker teker kaldırarak geliyor.
Tekrar sormak istiyorum, Türkiye yönetimi bunu görmüyor mu? Karşı taraf bunu planlı yapıyor ve sizin elinizi kolunuzu yavaş yavaş bağlıyor. Şöyle, Türkiye’nin etrafına bir bakalım; “Ukrayna’da ve Gürcistan’da CIA organizasyonlu bir darbe yapıldı ve yönetimi kendi istekleri doğrultusunda şekillendirdiler. Ermenistan’la Amerika’nın zaten yakın bir diyaloğu var. Irak’ı zaten işgal etmiş, Kıbrıs Rus Kesimi Amerika’nın üs olarak kullandığı bir yer. Yunanistan hakeza öyle. Amerika son zamanlarda Bulgaristan ve Romanya ile üs anlaşması imzaladı. Bu Türkiye’yi kuşatma değil midir? Rice geçen Romanya’da askerî bir üs kurulacağını söylemiştir. Peki Amerika Romanya’daki bu üssü kime karşı kuruyor, soruyorum. Türkiye Amerika tarafından çembere alınmıştır. Ankara görüyor, ancak gereğini yapmıyor. Engeller mi var, hainlik mi var, tembellik mi var, silâhımız mı yok? Nedir? Kosova’da 3 yıl katliam yapıldı, peki Ankara ne yaptı? Amerika gelip müdahale etti de öyle kurtuldu. Ankara bunun hesabını vermeli... Bir Türk’ün dünyaya bedel olduğu öğretildi bizlere, sizin anlattıklarınıza göre, artık bir Türk dünyaya bedel değil... Çünkü Türkler kendi geleceğini belirlemede özgür ve güçlü değiller gibi görünüyor... Türkiye dik duruş yapamıyor. Türkiye istihbarat açısından üç adım sonrasını görüyorsa, karşı taraf beşinci adıma kuruyor tuzağı. Amerika’nın teknolojik istihbarat ofisini kurduğu tarih 1949’dur. Türkiye’de bir takım holdingler ve bankalar üzerinden yurtdışına paralar çekiliyor. Bunun tekniklerini öğrendiğinizde, iş işten geçmiş oluyor. Bizim yeni yaşadığımız şeyleri Batı daha önce tecrübe ederek önlemlerini almıştır. Yani bir gerileme olduğu doğru... Bu gerileme yüzyıl öncesine dayanıyor. Bu durumu bir anda üzerimizden atmak mümkün değil, ancak onurlu duruş çok önemli, tabiî bu içinizde varsa. Ben Türkiye’nin bazı olaylar karşısında onurlu bir davranış gösterdiğini zannetmiyorum. İran konusunda Türkiye kandırılmaya çalışılıyor. İran’da Güney Azerbaycan’da 36 milyon Türk yaşıyor. Amerika, “İran’ın yapısını bozabilirsek buradaki Türkler kendi devletlerini kurarlar ve sizin himayenizde yaşarlar” diyor. Eğer Amerika samimiyse, bırakın Kuzey Irak’ı ve İran’daki Türkleri bizim himayemize vermeyi, Kıbrıs konusunu çözüme ulaştırması gerekmez mi? Bunu algılayan ve kavrayan ve onurlu duruşu yapabilen yok... Avrupa Kıbrıs’ta bize işgalcisiniz diyor, ancak Afganistan’da ve Irakta’ki Amerikan işgaline ses çıkarmıyor. Türkiye psikolojik olarak İran saldırısına hazırlanıyor galiba...! Beşinci kol faaliyetlerine bu kadar açık başka bir ülke olduğunu düşünmüyorum. Ankara’ya yakınlığıyla bilinen bir gazete, İran’ın Türklere yaptığı kötü muameleyi dosya halinde yayınlıyor. Mesele bir açıdan bakarsanız çok güzel, “İran Türkleri kesiyor, biçiyor işkence yapıyor, bunların kamuoyuna duyrulması lâzım.” Ama bu konu başka bir zaman değil de, neden İsrail saldırısı öncesi gündeme geliyor.
Kaynak= acikistihbarat.com |